Mısır Çarşısı
Fotoğraf Galerisi

Mısır Çarşısı - Tarihçemiz

Mısır Çarşısı - TarihçemizEminönü`nde Yeni Cami`nin arkasında ve Çiçek Pazarı`nın yanında yer alan Mısır Çarşısı İstanbul`un en eski kapalı çarşılarından biridir. Varlığını 17. yüzyıldan bu yana sürdürmekte olan Mısır Çarşısı`nın öncüsü Bizans döneminde aynı yerde bulunan Makron Envolos adlı çarşıydı. Bu çarşıda Venedikliler ve Cenevizliler ticaret yapıyordu. Osmanlı döneminde de aynı mıntıkada Yahudiler oturuyordu. Yeni Cami inşaatıyla birlikte Eminönü’ndeki Yahudiler Balat’a nakledildiler.

Mısır Çarşısı aslında Yeni Cami’nin yapılışı sırasında bu camiye gelir getirmek amacıyla inşa ettirilmiştir. Sultan III. Murat’ın annesi olan Safiye Sultan tarafından 10 Muharrem 1006 (1597) tarihinde başlatılan inşaat uzun bir duraklamadan sonra Sultan IV. Mehmet’in annesi Hatice Turhan Sultan tarafından tamamlattırılmıştır. Mimarları Davut Ağa ve Mustafa Ağa’dır.

Mısır Çarşısı binası önceleri medrese olarak kullanılmıştır. Burada yaşayan mollaların ayaklanması üzerine çarşıya çevrilmiştir. Önceleri Valide Çarşısı ve 18. Yüzyılın ortalarından itibaren, burada satılan baharatın Mısır’dan geliyor olması nedeniyle, Mısır Çarşısı adıyla ün kazanmıştır.

Bina çarşı haline getirildikten sonra aktar ve pamukçuklara tahsis edilmiştir. 6 kapısından 3 tanesi (Balık Pazarı, Hasırcılar ve Ketenciler)aktarlara, 3 tanesi (Yeni Cami, Haseki ve Çiçek Pazarı) pamukçulara ayrılmıştır.

Aktarlara ait olan dükkânlar, iki kısımdan ibaretti. Önde ahşap olan, parke halinde satış yapmaya ve baharat kaplarını sıralamaya yarayan bölüm, arkada ise depo ve imalathane olarak kullanılan kısım bulunuyordu. Geceleri dükkânların önleri ahşap kepenkler ile kapatılırdı. Dükkânların önlerinde ahşap süslemeler bulunur, baharatlar ise özel biçimli cam kavanoz, toprak çömlek, tahta veya teneke kutularda saklanırdı. Bazı dükkânların saçaklarında dükkânların kolayca tanınmasını sağlayan bir sembol (yangın kulesi, küçük bir kayık, devekuşu yumurtası, makas, püskül vb.) bulunurdu. Bu semboller yardımıyla halk aradığı dükkânı kolayca bulabilir ve başkalarına tarif edebilirdi.

Çehresi ne kadar değişmiş olursa olsun günümüzde Mısır Çarşısı hala Osmanlı İmparatorluğu’nun değerli bir kültürel mirası olarak mevcudiyetini korumaktadır. 1691 ve 1940 yıllarında iki büyük yangın geçiren ve son olarak 1943 yılında İstanbul Belediyesi tarafından restore edilen Mısır Çarşısı’nda, yeni  yeni  kuyumcu dükkanları açılmış olsa da içerisinde yer alan esnafın çoğunluğunu aktarlar ve baharatçılar teşkil etmektedir. Bunun yanı sıra çarşıda meze, kuru yemiş, bitki, şifalı ot, zeytin, kurutulmuş meyve, pestil, el sanatları ve giyim eşyası satan dükkânlar da bulunmaktadır. Sanayileşmenin getirdiği lezzet farklılaşmasını benimsemeyenler için “çiftlik” yapımı ya da “köy” çıkışlı peynirlerin, pastırma türlerinin, sucuk ve bakliyatın da sergilendiği Mısır Çarşısı, bu geleneksel özelliğini yitirmeye niyetli görünmemektedir.

Mısır Çarşısı’nın dışında ise batı tarafında manav, mezeciler, balıkçılar, doğu tarafında ise çiçek ve hayvan pazarları yer almaktadır. Bu pazarlarda her cins akvaryum balığından ismi ansiklopedi sayfalarında kalmış çiçek tohumlarına kadar aranılan hemen her şeyi bulmak mümkündür. Haftanın 7.  Günü İstanbulluların hizmetindedir.